19 Temmuz 2011 Salı

BİR DÖNEMiN ARDINDAKİLER

        Ecrin okula gitsin mi gitmesin mi, okuldan alsam mı devam mı etse , acaba doğru mu yaptım  gibi sorularla dolu bir dönem acsıyla ,tatlısıyla, keşkesiyle ve iyikileriyle sona erdi...


      Bu dönemin ardından  biraz bozulmuş bir Türkçe, biraz uysalllaşmıış bir çocuk, daha kolay ve hızlı uyum sağlayan daha paylaşımcı daha insan haklarına saygılı örneğin sıra bekleyen, daha durgun , daha mutlu, daha yorgun, daha abla, daha kardeş, daha seri sayan , daha gelişmiş kaslı, daha tamamcı, daha söz dinler mücadele etmez , daha artmış argo kelime hazineli, daha kavgacı bir çocuk arta kalan..    Birde bir avuç anı..... bir takım arkadaşlar, iyi, kötü veliler öğretmenler, düşünceler, evhamlar, vesveseler, vesaireler vesaireler....

     Hepsini geride bıraktık.. Kazanılan kötü davranışları unutturma iyileri geliştirme umuduyla... Yeni okul dönemine dair umutlarımız , arzularımız var kendimizce...  Birde kaygılarımız...

     Tuhaf ama bunun hiç bitmeyeceği, Ömür boyu Ecrin için bu duygu ve düşüncelere sahip olcağım fikri içimi rahatlatıyor... Bunun anneliğin bir gerekçesi, özü, belkide özeti olması,bu  durumu yokuştan düzlüğe çıkarıyor... İçime su seriyor adeta.

      Karnesini aldığı gün anne karneler günün kutlu olsun karneler günün kutlu olsun anne cümlelerini bağlaç gibi kullandı bi süre. Karneden ziyade bir gelişim raporu... Önemli bulduğum notlar şunlar: Aşırı hareketli oyunlara ilgisinin fazla olması, hareketli oyunlar sevmesi, erkek arkadaşlarını oynamayı sevmesi, yiyeceklerin vücuda olan yararlarını dile getirir fakat hoşlanmadığı için yemez, sınıfın en kuralcısıdır, ressam olmak istiyor, kas gelişimi mükemmeldir, yerinde duramaz, arkdaşlarına oranla daha fazla hayal kurmaktadır.   Bir çok şey yazıyor tabi ama diğerleri yaşı gereği hemen hemen tüm çocuklarda görülebelicek temel özellikler...




    

       Bu çoraptan yaptığımız at da evde yapılması gereken oyuncak projesi için... Fikir şu an adresi hatırlayamadığım bir internet sitesinden ... Emek kızım ve bana ait... Ecrin yelelerindeki ipleri kesti bağladı, gözleri yapıştırdı, çorabın içini doldurdu arada bir de kendince mantıklı bence komik ama yaratıcılık ürünü fikirler de verdi..


                                                   
 

    Bu da babasının tasarladığı Ecrin in yapım aşamasında yardımcı olduğu fotoğraflı puzzle çalışması. Yine oyuncak projesi için ... 2 cm karelik küp şeklindeki tahtaları çeşitli şekillerde yapıştırdılar. Üzerine arkası yapışkan kağıda bastırılan fotografı yapıştıpıp  kestiler harika bir puzzle oluştu.





 


Bunlar da okuldaki çalışmalarından bazıları .. Çalışmalarda Ecrin in payı ne kadar bilmiyoruz. Ecrin in dediler 'tamam' dedik kabul dedik, sevindik :)   Ecrin 'in payı az da olsa Ecrin adına yapılan her şey güzel, her şey anlamlı ve anı adayı..

 
Seneye bazı neden ve mecburiyetlerden dolayı yine aynı anaokuluna gidecek. Çok mu mutluyum ya da huzurluyum ,hayır.  Ha başka yer olsa daha mı mutlu , içim rahat olacak ona da hayır. Annelik zor ... Doğru karar, yanlış karar bunu kendi kendime tartışmama kararı aldım. Çünkü yeri geliyor EcrinYaren 'in annesi olduğum halde ,Ecrin Yaren 'e karşı kendi kendimi eleştirdiğim yanlış yaptığımı düşünüp düzeltmeye çalıştığım hal ve hareketlerim düşüncelerim oluyor. Kaldı ki yabancı bi yer yabancı insanlar felan... Artık bundan sonrası  umut , temenni ve dua ...

19 Haziran 2011 Pazar

BABALAR GÜNÜ

             İnsanın kendine güvenini doruk noktasına ulaştırandır baba... Anne sevgisinden keskin çizgilerle ayrılmış farklı bir boyuttur baba sevgisi... Anne karnında babanın konuşmasıyla bebeğin kendine güven duygusunu geliştiren artıran bir güç baba.... Benim, Yavrumun ve eşimin babası ile yaşadığımız bir babalar günü dolayısıyla bizi şanslı görüyor , şükrediyor ve günün sözüne geliyorum...

 - Anne bugün babalar günü ya bütün babalar mum mu üfleyecek?
- :))))

Nice babalı babalar günü diliyorum meleğim sana, bana, herkese......

   Babalar günü hediyenin fotoğrafını henüz çekmediğim için daha sonra ekleyeceğim...

2 Haziran 2011 Perşembe

         GÜNÜN SÖZÜ....

     Yemek yerken bi an dalmışım taki Ecrin in sorusunu duyana kadar.
_ Anne neden ÜZÜK (üzgün)  görünüyorsun?
_       :))))))




     GÜNÜN DUASI....

  _  Kızım bugün kandil, bugün Allah tan bişeyler isteyerek dua edelim mi? 
  _   Allah'ım bana ev oyuncağı ver.
  _   Birde başkaları için dua edelim mesela hastalar için.
  _   ALLAH HASTALARA DOKTOR OL , SAĞLIKLILARA DA GÜVEN.
  _      :))))  Amin:))

YIL SONU GÖSTERİSİ

   

Güzeller güzeli bir kara kedi ...
Tüyleri simsiyah bir küçük kedi..
Bir sağa bir sola
Hoplar havada
Hiç yerinde duramaz
Miyav miyav seni yaramaz kedi
Miyav miyav yaramaz kedi

Kalabalığı görünce ben Ecrin adına heyecanlandım. Ama Ecrin çok rahattı gerçi birazcık hareketlerini kontrol altına almış gibi görünüyordu miniciğim. Ben o kadar heyecanlanmışım ki kızımı alkışlayamadım, donup kaldım... Ne garip şey şu annelik... Ne yüce bir duygu.. Aslında tarifsizlik.. Dünya da kesinlikle yaşanması gereken tecrübelerden biri..


14 Mayıs 2011 Cumartesi

BALONCUK EKİBİ

          Sabah kahvaltı hazırlıyorum. Ecrin Yaren yanımda. Bi sandalye çekmiş musluk başına bişeylerle uğraşıyor. Bi baktım elinde bi cezve bi çay kaşığı, bi sıvı sabunluk ve bir miktar su.
             - Tamam, dedi  Baloncuk ekibi hazır.
             Anlayamadım sordum ne hazır? 
            - Baloncuk ekibi anneee baloncuk yapacağız şimdi:)) 
   Sonra yaklaşık bir saat Ecrin ve ve baloncuk ekibi  : ))  birlikte zaman geçirdiler.


           Ne kadar büyüdüğünü zamanın ne çabuk ilerlediğini fark ettim o an. O kadar çabuk büyüyor gelişiyorsun ki sana yetişemiyorum artık. Neleri bildiğini bile takip edemiyorum. Hızla gelişen , bir kelime hazinen var. Bu görünen kısmı. Duyguların , düşüncelerin kim bilir ne alemde. Süprizlerle dolusun. Her an beni şaşırtıyor vereceğin tepkileri, sarfedeceğin sözleri tahmin bile edemiyorum. Önceleri adım adım ilerliyordun hert adımını takip edebiliyordum Şimdi koşuyorsun benden çok daha fazla bir hızla hemde. Bi arkadaşımdan duymuştum. Çam ağacı ekildiği zaman 3- 5 yıl kökleri büyürmüş Sonra toprağın üzerinden büyümeye başlarmış. Bende seni çam ağacına benzettim. Yavaş yavaş büyüyor gelişiyor gibi duruyordun meğer gözle görülmeyen yerlerin büyüyüp gelişiyormuş şaşırmam bu yüzden galiba.

            Geçenlerde 1. sınıfların 'okuma bayramı' programında bi sürü seyircinin karşısında sahneye fırlayıp dans etti. Sahnede kendince şarkılar söyledi. Özgüvenine hayran oldum . Ama bugün arkadaşlara gittik. biraz çekingen davrandı . Neye göre değişen bi ruh hali var anlıyamıyorum. Nerde ne tepki verir ne yapar ne yapmaz tahminde bile bulunamıyorum. Belli hareketlerine göre tepkilerini yordayamıyorum. Herkes mi böyle yoksa benim kızımı daha iyi tanıyabilmem için onunla daha fazla vakit geçirmem gerek bilmiyorum((

11 Mayıs 2011 Çarşamba

anneler günü anı adayları

     Bu anne olarak geçirdiğim 4. anneler günüm.. Ama anlamlı olan , aldığım hediyede evlat sıcaklığı, kokusu, EMEĞİ, olan ilk anneler günüm..
     Anneler günü öncesi Ecrin Yaren in okulda benim için bişeyler yapacağını tahmin ediyordum hatta emindim. Sordum bi kaç kere 'Bana ne yaptın' diye. Aldığım cevaplar büyüdüğünün hatta yaşından daha da olgun olduğunun cevabıydı aslında.  'Anneler gününü bekle anne pazar günü vereceğim.:)) '  Benim dışımda bikaç kişiye bahsetmiş hediyeden ama bana renk vermedi. Açıkcası istediğim cevapta buydu..
  Anneler günü sabahı geldin yanıma yanağıma bir öpücük kondurup 'Anneciğim anneler günün kutlu olsun ' dedin ve hediyelerimi verdin. Canım benim.... Buram buram sevgi ve emek kokan hediyeleri.....  O an anne olmanın verdiği haklı gururu , mutluluğu yaşattın bana..
   
         Bu kartı kendi yapmış . Kendi kesmiş, Kendi yapıştırmış, pullarla kendi süslemiş...  Tabi benim elime ulaşana kadar pulların bazıları çıkmış, olsun..




Fikir öğretmeninden... Bu da küçük bi yardımı....  Kendi el yazınla , kendi hissetdiklerini yazacağın günü dört gözle bekliyorum bebeğim....


   Bu da kendi elleri ile dizdiği bilekliğim.... Canım benim kuralsız çalışmışsın... çok özgün olmuş:)) Kokladıkça ellerin kokuyor sanki.. Bakıp düşünüyorum , dizerkenki halini  hayal ediyorum. Kokluyorum, kokluyorum, kokluyorum...






Bu da küçük mücevher  kutum... İçinde de inci küpeler....








Sabah kalktım , güzel hediyelerimi aldım, yatakta uzun süre oynadık. 20 saniyede bir anne güzel dimi anne çok güzel dimi diye kaç kere sordum inan sayamadım:)

Tabi acı gerçekler.. Toplanmayı bekleyen bir çocuk odası... Ben Ecrin in odasını toplarken Ecrin yanıma geldi. 'Kızım bugün anneler günü ve ben senin odanı topluyorum birazcık yardım etsen anneler gününde anneler yorulmamalı' diye sorunca  aldığım cevap tam Ecrinlikti. 'Anne yarın anneler günü değil yarın toplarsın..:)'
Sonra bi baktım yerleri silmek için hazırladığım suyla oynuyor suda ellerini yıkıyor.
- Kızım napıyosun ?
-Ellerimi yıkıyorum anne.
-Ama su kirli.
-Olsun anne zaten benim ellerim de kirli.

Sonra bi baktım yerleri siliyor yani ıslatıyor
-Kızım napıyorsun?
- Bugün anneler günü anneler iş yapmaz çocuklar annelerine yardım eder.....



Bilmiyorum senle napacağız biz:)))

26 Nisan 2011 Salı

okulda ilk günümüz..
evde psikolojik olarak ayarlamalar yaptık. Sonra düştük yola. .Kapıda Ecrin in ayakkabılarını çıkardık Ecrin içeri girdi sonra ben içeri girdim ve baktım Ecrin yok:( deli gibi aradım ama yok. Sonra babası ben biliyorum nerde olduğunu dedi ve üst kattaki oyun parkından aldı getirdi Ecrin i.:)  Ecrin alışırda öğretmeni alışır mı dedik ve gülüştük. Sonrası babaannesi ile birlikte bıraktık ve biz gittik. Aldığımız duyumlara göre kural ihlali şampiyonu olmuş:) Öğretmei masal kitabı okurken kitabı elinden alıp 'ver onu babannem okusun  demiş ve kitabı çekip almış( istediği olmayınca ağlamalar  falan filan...
 
   2. günümüz... babaannesiz tek başınaydı o gün bi kaç arkadaşıyla muhabbet etmesini sağlayıp  vedalaştım ve çıktım. Ama aklım hep Ecrindeydi. okul sonrası yanına gittim şükür bi sorun yoktu. Orda yokmuş gibi görünmeden bekledim . O gün ki tek sorunu ara sıra arkadaşlarına çıkışması ve kahvaltı yapmaması.. kızım yemek yedin mi?'  'Hayır yemek istemedim'  Neden ne vardı yemekte?    'İiğnenç bi pide ( krep) vardı yemedim:))

    ..........


         ooo ne kadar uzun zaman olmuş yazmayalı. Ecrin in okuldaki ilk haftasını yazacaktım güya. Fotagraflar ekleyecektim ama bi türlü fotoğraf çekme fırsatı bulamayınca bu zamana kadar sürdü. Ecrin okula başlayalı 2 ay oldu. Bu zaman zarfı içinde keşke ve iyikiler arasında gittim geldim. Bu gün olmuş keşke mi demeliyim yoksa iyiki mi bilmiyorum. 'Artı' larımız oldu . arkadaşları oldu, oyunlar öğrendi, akranlarıyla zaman geçirdi, bi çok sosyal faaliyette yer aldı, paylaşmayı, özel eşyalarını paylaşmamayı öğrendi. En önemlisi vaktini dou dolu geçirdi. Çünkü Ecrin o saatlerde evde olduğunda uyuyordu bi bakıma zamanı ölüyordu.
        Tüm bunların yanında kafamı kurcalayan şeylerde oldu. Ecrin in sınıfındakilerden küçük olduğu için bi çok etkinliği tam anlamıyla yapamaması küçük yaşta haksız yere başarısızlık duygusunu tatması, kendini yetersiz hissetmesi ve güven duygusunun zedelenmesi gibi kaygılarım oldu. Hatta okulda bi ara çok mutsuz olduğunu düşündüm ama Ecrin ile öğretmeninin okul dışındaki hallerini görünce içim rahatladı.

       Şu aralar havalar ısınmaya başladı. hafta sonları güneşi gördükmü dışarı çıkıp kendimizi bir piknik alanında buluyoruz. Ecrin hafta içi erken yattığından birlikte zaman geçiremediğimizden hafta sonunun bi günü Ecrin in. Tabi bu durumdan Ecrin çok memnun. Hatta her sabah kalkıp bugün cumartesi mi diye soruyor. O gün cumartesiyse hazırlanmaya başlıyor:)



          


          

    Ecrin in okula gitmesi benim açımdan da iyi bir deneyim oldu. Bu zaman içerisinde çok uykusuz geceler geçirdim 'Şundan etkilenir mi, Bu psikolojisini bozar mı, kötü alışkanlıklar edinir mi, sevdiğim özellikleri kaybolur mu...' gibi sorular beynimi yedi. uykumu kaçırdı , huzurumu bozdu. Sonra gördüm ki Ecrin bir insan sosyal hayata karışmış bir kişilil onu olumsuzluklardan koruyum derken başka bir olumsuzluğa itebilirim. Hatta olumsuzluklarla karşılaşmalı ki neyi öğrenmeli neyi öğrenmemeli ayıt edebilmeli. Tıpkı vücudumuzun mikroplarla tanıştıkça bağışıklık sisiteminin gelişmesi gibi. Tabi müdahale edilmesi gereken durumlarda müdahale edilmeli. Ve karşılaşabileceği olumsuzlukları boyutu göz önünde bulundurulmalı.
    
         Su aralar keçeye merak sardım . kesiyorum dikiyorum ... Çok tuhaf şundan 4 5 yıl önce severek dikiş dikeceksin deseler inanmazdım heralde. Kesmek dikmek hiç bana göre olmayan ince işler .. Ama nedense şu aralar keyifle yapıyorum.