23 Mayıs 2012 Çarşamba

YIL SONU GÖSTERİSİ 2

            Bugün Ecrin Yaren in bir yıl boyunca beklediğimiz yıl sonu gösterisi var. Herkes heyecanla bekliyor. En çok ta Ecrin tabi...  öncesinde ufak tefek aksilikler oldu tabi . İstediğimiz kadar bilet alamadık mesela. Yanımızda olsun dediğimiz kişileden eksiklerimiz oldu haliyle.
     Ecrin yaren okula gitmedi o gün öğlen uyuyup aşkama enerji sağlamalıydı. Eve geldiğimde uyuyordu . Sonunda uyandı ama çok enerjisiz..'Anneeee karnımmm ağrıyor'  diyor sürekli.  Gazdır ya da kakası gelmiştir diye düşündüm. .Kuaföre gitmek için hazırlanırken kusmaya başladı. Hala gaz vardı heralde çıkarırken kustu diye polyanna oluyorum. zar zor kuföre gittik toparlar umuduyla. ordada koltuğa oturması ile kusması bir oldu, tabi ağlamalar.. babasını aradık ve hastaneye gittik bu arada gösteriye 1.5 saat kaldı. hastanede tetkikler tehliller.....ecrin de kusmalar ağlamalar... bende panikler oflar, puflar......  serum taktılar ve 4 saat sürer dediler. öğretmenini aradım gelemiyebiliriz diye.. tabi haliyle oda panik oldu üzüldü .. Hayatım boyunca hiç bu kadar gerildiğimi çaresiz kaldığımı hatırlamıyorum. Ecrin bugün o gösteriye çıkmalı çünkü çok istiyor aksinde hepimiz çok üzülürüz. Ama bi tarafta da ayakta duracak durumda değil... anne gitmek istiyorum ama ayakta duramam diyor üzülüyorum... bi taraftan da öğretmeni rutin olarak arayıp gidebilme durumumuzu soruyor iyice geriliyorum... Ecrin anne gitmek istiyorum götürün beni dedi doktordan izin alıp çocuğu çıkardık hastaneden gösteriye 15 dk kala... bi koşu kuaföre gittik... Ecrin bi taraftan kusuyor o durumdayken de saçları yapılıyor.. rengi sapsarı gözleri çökmüş ...   gösteriye yetiştik Ecrin öğretmeninin yanına gitti. Arkadaşlarını görünce ilk defa gülümsedi ve içim açıldı.. Sıra Ecrin yarenlere geldi. Pür dikkat sahnedye bakıyorum. sahnede göründü yavrucuğum azıcak sallandı sanki düşer mi acaba diye kalbim pır pır.. Daha fazla dayanamadım ve tüm günün stresi gözlerimden dökülmeye başladı bi taraftan da dua ediyorum tabi. Ecrin inanılmaz bir şekilde hastalığını bi tarafa koyup olağanüstü bir çabayla aslanlar gibi yaptı dansını. Ellerinde ki bantlara bakmazsak hasta olduğuna inanamazdı hiç kimse. yanına gittim kucakladım ...kusmaya devam ediyor tabi.. o sırada kep törenleri başladı Ecrin i çıkarmadık ama arkadaşlarını görünce çıkmak istedi koşarak sahneye yetiştirdik öğretmeni ve ablaları seferberliği ile.. Tüm enerjisini orada harcadı sonrasında kucağıma yıkıldı adeta . eve geldik sonra tekrar hastaneye.....
       Bugün anladım ki, kuzucuğum sen çok güçlüsün..
       Beni çok şaşıttın gözümdeki yapabilirliğin devleşti.  Yıllar sonra bu yazdıklarımı okuyup anne o halimle beni neden götürdün oraya dersin belki kendi ısrarlarını unutup. Bilmem hatırlar mısın ama o güne aylarca hazırlandın haftalarca bekledin gösteride giyeceğin elbise ve ayakkabılarını günlerce çıkarıp çıkarıp giydin. çok bekledin bebeğim çook .. Gitmeseydin sorabileceğin bu sorunun cevabını çok iyi hatırlardın. çok üzülürdün... elbise ve ayakkabılarını her gördüğünde hatırlar bi kere daha üzülürdün.  Attığım her adımda hesabın var . Yaptığım her şeyde bir payın var. Seni çook seviyorum...Nice mezuniyetlerini beraber mutlu SAĞLIKLI geçirmek dileğiyle...







18 Mayıs 2012 Cuma

ANNELER GÜNÜ

       Kuzucuğumun anneler günü hediyesi...   Önce elimi öptü 'anneciğim anneler günün kutlu olsun sen daha iyisin ama' 
      :)   
      Hayatımda bugüne kadar 'senden' daha büyük daha güzel bir hediye almadım kuzum. Sen benim en büyük hediyemsin. Ben senin annen olunca aldım zaten hediyemi gerisi teferruat......

10 Mayıs 2012 Perşembe

Ebru'lu Günler

   Ebru... Renklerin su üzerindeki dansı.. İnsanın kötü elektriğini alıp, başka dünyalara götürür ve hiç yormaz hatta dinlendirir heralde. Heralde diyorum çünkü hiç yapmadım:(     4.5 yaşındaki minik kuşum bile benden önce denedi.  Minik kuşum bu hafta boyunca babasının okuluda yaptı Ebru çalışmalarını...


     Çook eğlenmiş çoook..   Şaheserlerinin bitmiş kağıda geçmiş hali bi sonraki postta ...

15 Nisan 2012 Pazar

PİKNİK ÖZLEMİ



                   Kuzucuğumun şaheseri...  En sağdaki benim yanımdaki kırmızılı Ecrin Yaren onun solundaki Ahsen Ela ve onun solundaki de NURŞEN... Benden çıkıp Ecrinin başında son bulan çizgi benim elim ecrin in başını okşuyorum:))   EEEE toplanmış nereye mi gidiyıruz?  
                         PİKNİK YAPMAYA:))

13 Şubat 2012 Pazartesi

ECRİN YARENCE

         Erin yaren ile yolda yürürken geçen arabalardan biri üzerimize su sıçrattı. Ecrin yaren anne ben bu belediyeye kötü belediye derim neden kar sularını temizlemiyor?
      - senin bilmediğin şey var mı?
      -  İki şeyi bilmiyorum anne birincisi hangi renkleri karıştırarak hangi renkleri oluşturabileceğim, ikinciside benzinin nasıl oluştuğu.
      -  :))))) 

7 Aralık 2011 Çarşamba

ECRİN YAREN 4 YAŞINDA

Minik kuşum 4 yaşında koskoca 4 yıl ne kadar da çsbuk geçmiş.dolu dolu güzel anılarla bezenmiş 4 güzel yıl. Hayatımın en anlamlı 4 yılı.      

Ecrin tam 1 yıldır bu günü bekliyordu. Geçen sene 7 aralık itibari ile yeni doğum günüm ne zaman diye sormaya başlamıştı bile. Son bir hafta heycanı arttı da attı. Hediye siparişleri verdi, doğum gününe hangi kıyafetlerle gelineceğini söyledi:)) 

Mumlar üflendi. Tabi  hediye zamanı geldi. Onuda belirtmekten geri kalmadı. Mumları üfleyip 'Hediyeleri verebilirsiniz' dedi:))

 Hediyeleri itinayla açtı. Giyecek hediyeleri pek hoşuna gitmese de 'Hepinizin hediyesi çok güzel ' demeyide ihmal etmedi ince kuzum..   Onun için önemli olan paketin içinden ne çıkacağı heycanını yaşamak. Büyük merakla paketleri açtı tabi bu arada da kim hediye vermedinin çetelesini de tuttu. Anane sen verdin mi teyze senin hediyen nerde dedelerim bişey almamış mı:)))
    Es kaza biri hediyesiz gelse rezillik diz boyu:))



Bu yıl mum defalarca mum üflemedi. Arkadaşlarıyla birlikte pastayı tırtıkladı, parmakladı.  Her şey bi tarafa çok ama çok eğlendi. En kötü günün böyle olsun bebeğim, Sana içi huzur mutluluk dolu yıllar diliyorum. Hep böyle sevdiklerinle birlikte mutlu her biri bir öncekinden güzel yıllar diliyorum. Ve doğum gününde bizi yalnız bırakmıyan sevdiklerimize kucak dolusu minnetler sevgiler sunuyorum. İyiki varsınız:) Bize şartlardan katılamayan sevdiklerimizide çok seviyoruz sizde iyiki varsınız:)

22 Ekim 2011 Cumartesi

SOKAK MALZEMESİ

  Geçenlerde Ecrin Yaren in okulunun bir çalışması için 'Uzaylı bir kukla' tasarladık.  Kukla diyince aklıma parmak kuklası ya da el kuklası geldiği için tercihimizi el kuklasından yana kullandık. Çorabı kuklaya çevirmek bir siteden alıntı. süslemeler fikirler bizim malzemelerin büyük bir kısmı biricik dostum Nurşen in.





Bunlarda Ecrin Yaren in diğer kuklaları . Bayılıyor kuklalarla oynamaya. İki tanesini ellerine takıyor birer tanede ayaklarına . Toplam dört kuklayı konuşturuyor oynatıyor. Tabi benim el ve ayaklarımda nasibini alıyor kuklalardan.

    
         Beğenilen kukla AB projeleri kapsamında İtalya ya gönderilecekmiş. Diğer kuklaları görmeden başka kuklaların şansı oladığını düşünürken , kuklaları görünce bizim kuklanın şansı olmadığını anladım:)) Çok enteresan güzel tasarımlar yapılmış Açıkcası yapılan çalışmalara tam olarak kukla denilemez ama çok hoş çalışmalar... KUKLA denilmesi fikirlerimizi birazcık daralttı sınrladı tabi. Diğer kuklaları görünce kuklamız adına üzüldüm ama kızım adına sevindim. Kukla temamızın ana düşüncesi: Demekki kızımın okulunda , çevresinde çocukları için kafa patlatan emek veren anne ve babalar var...

       Gelelim SONBAHAR a.  Pek sevilmez sonbahar insanlara hüzün verir. Ama bana değil. Kışı sevmem ama sonbaharı çok severim. Yaprak kokusu, mükemmel sarı manzaralar, yürürken kuru yaprakların çıkardığı hışırtılı sesler, yazdan kalma bir güneş soğuğa çalan esintiler....   Keşke yakın çevremizde sonbahırın harika manzaralarına doyabileceğimiz,  SONbahar günlerine doyabileceğimiz alanlar olsaydı:((  Çok küçük dar alanların tadını çıkarmaya çalışıyoruz işte kendimice...


              Bu çalışmayı Bilim ve teknik çocuk dergisinden yaralanarak yaptık.Çok eğlendi ama çabuk sıkıldı, her zaman ki gibi..




Bu fotoğraflardan hangisini ekliyeceğime karar veremeyince ikisini de ekledim.  Ecrin elindeki bir çam ağacının diken yaprağı. Sararmış dökülmüşler. O gün 'şu savanları (saman) koymayalım demesi acaip hoşuma gitti. Bikaç gün sonra çam ağacının altını göstererek sordum Ecrin bunlar ne? Önce düşündü. Kendince koyduğu isim aklına gelmedi . Neydi bunlar? 
-  Iııııı sokak malzemesi :)))