15 Nisan 2012 Pazar
PİKNİK ÖZLEMİ
Kuzucuğumun şaheseri... En sağdaki benim yanımdaki kırmızılı Ecrin Yaren onun solundaki Ahsen Ela ve onun solundaki de NURŞEN... Benden çıkıp Ecrinin başında son bulan çizgi benim elim ecrin in başını okşuyorum:)) EEEE toplanmış nereye mi gidiyıruz?
PİKNİK YAPMAYA:))
13 Şubat 2012 Pazartesi
ECRİN YARENCE
Erin yaren ile yolda yürürken geçen arabalardan biri üzerimize su sıçrattı. Ecrin yaren anne ben bu belediyeye kötü belediye derim neden kar sularını temizlemiyor?
- senin bilmediğin şey var mı?
- İki şeyi bilmiyorum anne birincisi hangi renkleri karıştırarak hangi renkleri oluşturabileceğim, ikinciside benzinin nasıl oluştuğu.
- :)))))
- senin bilmediğin şey var mı?
- İki şeyi bilmiyorum anne birincisi hangi renkleri karıştırarak hangi renkleri oluşturabileceğim, ikinciside benzinin nasıl oluştuğu.
- :)))))
7 Aralık 2011 Çarşamba
ECRİN YAREN 4 YAŞINDA
Ecrin tam 1 yıldır bu günü bekliyordu. Geçen sene 7 aralık itibari ile yeni doğum günüm ne zaman diye sormaya başlamıştı bile. Son bir hafta heycanı arttı da attı. Hediye siparişleri verdi, doğum gününe hangi kıyafetlerle gelineceğini söyledi:))
Mumlar üflendi. Tabi hediye zamanı geldi. Onuda belirtmekten geri kalmadı. Mumları üfleyip 'Hediyeleri verebilirsiniz' dedi:))
Hediyeleri itinayla açtı. Giyecek hediyeleri pek hoşuna gitmese de 'Hepinizin hediyesi çok güzel ' demeyide ihmal etmedi ince kuzum.. Onun için önemli olan paketin içinden ne çıkacağı heycanını yaşamak. Büyük merakla paketleri açtı tabi bu arada da kim hediye vermedinin çetelesini de tuttu. Anane sen verdin mi teyze senin hediyen nerde dedelerim bişey almamış mı:)))
Es kaza biri hediyesiz gelse rezillik diz boyu:))
Bu yıl mum defalarca mum üflemedi. Arkadaşlarıyla birlikte pastayı tırtıkladı, parmakladı. Her şey bi tarafa çok ama çok eğlendi. En kötü günün böyle olsun bebeğim, Sana içi huzur mutluluk dolu yıllar diliyorum. Hep böyle sevdiklerinle birlikte mutlu her biri bir öncekinden güzel yıllar diliyorum. Ve doğum gününde bizi yalnız bırakmıyan sevdiklerimize kucak dolusu minnetler sevgiler sunuyorum. İyiki varsınız:) Bize şartlardan katılamayan sevdiklerimizide çok seviyoruz sizde iyiki varsınız:)
22 Ekim 2011 Cumartesi
SOKAK MALZEMESİ
Geçenlerde Ecrin Yaren in okulunun bir çalışması için 'Uzaylı bir kukla' tasarladık. Kukla diyince aklıma parmak kuklası ya da el kuklası geldiği için tercihimizi el kuklasından yana kullandık. Çorabı kuklaya çevirmek bir siteden alıntı. süslemeler fikirler bizim malzemelerin büyük bir kısmı biricik dostum Nurşen in.
Beğenilen kukla AB projeleri kapsamında İtalya ya gönderilecekmiş. Diğer kuklaları görmeden başka kuklaların şansı oladığını düşünürken , kuklaları görünce bizim kuklanın şansı olmadığını anladım:)) Çok enteresan güzel tasarımlar yapılmış Açıkcası yapılan çalışmalara tam olarak kukla denilemez ama çok hoş çalışmalar... KUKLA denilmesi fikirlerimizi birazcık daralttı sınrladı tabi. Diğer kuklaları görünce kuklamız adına üzüldüm ama kızım adına sevindim. Kukla temamızın ana düşüncesi: Demekki kızımın okulunda , çevresinde çocukları için kafa patlatan emek veren anne ve babalar var...
Gelelim SONBAHAR a. Pek sevilmez sonbahar insanlara hüzün verir. Ama bana değil. Kışı sevmem ama sonbaharı çok severim. Yaprak kokusu, mükemmel sarı manzaralar, yürürken kuru yaprakların çıkardığı hışırtılı sesler, yazdan kalma bir güneş soğuğa çalan esintiler.... Keşke yakın çevremizde sonbahırın harika manzaralarına doyabileceğimiz, SONbahar günlerine doyabileceğimiz alanlar olsaydı:(( Çok küçük dar alanların tadını çıkarmaya çalışıyoruz işte kendimice...
Bu çalışmayı Bilim ve teknik çocuk dergisinden yaralanarak yaptık.Çok eğlendi ama çabuk sıkıldı, her zaman ki gibi..
Bunlarda Ecrin Yaren in diğer kuklaları . Bayılıyor kuklalarla oynamaya. İki tanesini ellerine takıyor birer tanede ayaklarına . Toplam dört kuklayı konuşturuyor oynatıyor. Tabi benim el ve ayaklarımda nasibini alıyor kuklalardan.
Beğenilen kukla AB projeleri kapsamında İtalya ya gönderilecekmiş. Diğer kuklaları görmeden başka kuklaların şansı oladığını düşünürken , kuklaları görünce bizim kuklanın şansı olmadığını anladım:)) Çok enteresan güzel tasarımlar yapılmış Açıkcası yapılan çalışmalara tam olarak kukla denilemez ama çok hoş çalışmalar... KUKLA denilmesi fikirlerimizi birazcık daralttı sınrladı tabi. Diğer kuklaları görünce kuklamız adına üzüldüm ama kızım adına sevindim. Kukla temamızın ana düşüncesi: Demekki kızımın okulunda , çevresinde çocukları için kafa patlatan emek veren anne ve babalar var...
Gelelim SONBAHAR a. Pek sevilmez sonbahar insanlara hüzün verir. Ama bana değil. Kışı sevmem ama sonbaharı çok severim. Yaprak kokusu, mükemmel sarı manzaralar, yürürken kuru yaprakların çıkardığı hışırtılı sesler, yazdan kalma bir güneş soğuğa çalan esintiler.... Keşke yakın çevremizde sonbahırın harika manzaralarına doyabileceğimiz, SONbahar günlerine doyabileceğimiz alanlar olsaydı:(( Çok küçük dar alanların tadını çıkarmaya çalışıyoruz işte kendimice...
Bu çalışmayı Bilim ve teknik çocuk dergisinden yaralanarak yaptık.Çok eğlendi ama çabuk sıkıldı, her zaman ki gibi..
Bu fotoğraflardan hangisini ekliyeceğime karar veremeyince ikisini de ekledim. Ecrin elindeki bir çam ağacının diken yaprağı. Sararmış dökülmüşler. O gün 'şu savanları (saman) koymayalım demesi acaip hoşuma gitti. Bikaç gün sonra çam ağacının altını göstererek sordum Ecrin bunlar ne? Önce düşündü. Kendince koyduğu isim aklına gelmedi . Neydi bunlar?
- Iııııı sokak malzemesi :)))
2 Ekim 2011 Pazar
BU HAFTA NE Mİ YAPTIK?
Geçtiğimiz hafta Ecrin Yaren için dolu geçen bir haftaydı. Kendi adıma birlikte zaman geçirebildiğimize sevindiğim bir haftaydı. Okul bu sene nasıl olur, öğretmenini sever mi, yeni arkadaşlarına alışır mı sorularının hepsinin cevabını öğrenmenin huzuru içerisindeyim. Bu sene şimdiki görünen sorunumuz yeni başlayan çocukların çıkardığı sorunlara Ecrin in ayak uydurması... Örneğin geçen sene okulun kapısından bıraktığımız Ecrin i bu sene sınıfın kapısına kadar götürüyoruz.
Hafta içi ecrinle şekli güzel, tadı kötü kurabiyeler yaptık. Acaip eğlendi. bende onun eğlenmesine bakıp eğlendim. Kurabiyelerin büyük bir kısmının şeklinin Ecrin Yaren verdi. Hatta şu sarmallarıda o yaptı, nasıl yaptı bilmiyorum.
Hafta içi ecrinle şekli güzel, tadı kötü kurabiyeler yaptık. Acaip eğlendi. bende onun eğlenmesine bakıp eğlendim. Kurabiyelerin büyük bir kısmının şeklinin Ecrin Yaren verdi. Hatta şu sarmallarıda o yaptı, nasıl yaptı bilmiyorum.
Bu da kum boyama çalışmamız. Resmin heryerine siyah çizgilere kadar kum yapıştırdık. Çok eğlenceli bir çalışma. yapışkan zemin de işimizi çok basitleştirmedi değil hani. Keşke kum renkleri biraz daha koyu olsaydı böylelikle daha canlı olurdu bay palyaçomuz.
Bu arada harıl harıl para biriktiriyor. Her gün kumbarasını yıkıyor ve paralarını itinayla kumbarasına atıyor. Ona baktıkça çocukluğumun çizgi filmi VARYEMEZ i hatırlıyorum, gülüyorum.
16 Eylül 2011 Cuma
İFADE OYUNU
Bugün Ecrin Yaren ile bugün düşünüp keşfettiğim farklı bir oyun oynadık. Kartona çeşitli yüz ifadeleri çizdik . Sanırım ifadelerde Ecrin in parmağı olduğu anlaşılıyordur:) Sonra birimiz kartların ön yüzünü diğerine göstermeden bir kart seçtirdik. Kartı seçen kişi karttaki ifadeyi karşısındakinde oluşturabilmek için uğraştı. Örneğin gülen yüzü seçtiyse karşıdakini güldürdü, ya da şaşkın ifadeyle şaşırttı. Acaip eğlendik. Ecrin yaren in kart seçip karttaki ifadeyi yüzümde oluşturma çabası görülmeye değerdi. Oyunu anlar mı felan diye düşünürken bi baktım benden daha başarılı:) Oyun nasıl mı bitti? Seçme sırası bendeydi. Görmeden kızgın ı seçtim . Ecrin i kızdırmak için 'Ben daha oynamıyorum, sıkıldım' dedim. Tabi Ecrin bunun bir oyun olduğunu unuttu küstü ve gitti:))
İlerleyen dakikalarda 'kızım bi kez daha oynayalım mı 'dedim.
-Tamam ama söz ver kızgın ya da üzgün ü seçmeyeceksin .
Başladık tekrar oynamaya....
14 Eylül 2011 Çarşamba
ECRİN YAREN GEMEREK TE
Her evin bir kokusu olur ya anneannem ve dedeminde evlerinin bir kokusu olurdu. Özlediğim o kokuyu solurum diye gittiğim evde o kokuyu soluyamadım. Sanırım anneannem ve dedem evden dünya dan çıkarken o çok sevdiğim kokuyuda beraberlerinde götürmüşler... Üzüldüm...
Fotoğraf makinesini götürmeyi unuttuğum için kendime çoook kızıyrum .Neyseki telefonum vardı.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











